iSLamyolum - iSlam yolum , islami dogru anlamanin yolu , islamyolum com , islamyolu
İslâm’ı doğru anlamanın yolu nedir?: İnsanlık alemi, doğru inancı ve güzel ahlakı semavi dinlerden öğrenmiştir. Semavî dinler, “Cenab-ı Allah’ın, peygamberleri vasıtasıyla insanlara tebliğ eylediği bir umumi kanun, bir rehber, bir mürşid,” diye tarif edilmîştir. Böyle bir din, insanlara itikad, amel ve ahlakı öğretip onları hayır ve fazilete sevk eder. .
Semavî dinlerin sonuncusu ve en mükemmeli İslâm dinidir. Onun ihtiva ettiği hükümler kıyamete kadar bakidir. Bu hakikat Kur’an-ı Kerimde şöyle ifade edilir; “Allah indinde din ancak İslâm’dır.)
Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım. Din olarak sizin için İslâmiyet’i beğendimnbsp;
İslâmiyet’i hakikatiyle anlayabilmek için ona. her türlü peşin hükümden, garazdan uzak kalarak, Kur’an-ı Kerim canibinden bakmak gerekir. Çünkü Kur’an-ı Kerim 1400 senedir hiçbir değişikliğe uğramaksızın, ilk nazil olduğu şekliyle, herkesin elinde mevcuttur. İfadeleri gayet açık ve berrak; hükümleri akıl ve hikmete uygundur. Birçok dile tercüme edilmiştir. Kur’an-ı Kerimi daha iyi anlayabilmek için de, hadis-i şeriflere müracaat etmek, yani Kur’an-ı Kerime Peygamberimizin nazarı ile bakmak gerekir. Bundan sonra müracaat edilmesi gereken kaynak, Kur’anı ve hadisi anlamada ehl-i ihtisas olan İmam-ı Azam, İmam-ı Şafii gibi müçtehitlerin içtihatlarıdır. .
İslâm’ın ulviyeti Kuran hakikatlerini en derin ve en ince noktalarına kadar tetkik ve tahkik sonunda ona intisap etmekle yükselmiş olan fert ve cemiyetleri nazara almakla bir derece anlaşılabilir.
Yoksa, bazı Müslümanların hatalarını nazara alarak ve onları örnek göstererek İslâm dini hakkında hüküm vermek, akla ve mantığa uygun değildir. Özellikle, hayatını sefahatte geçiren, mevki ve makamını muhafaza için her türlü entrikayı çeviren, gerek kendi raiyetine gerekse başkalarına karşı her türlü haksızlığı rahatlıkla işleyebilen devlet adamlarını ölçü alarak İslâmiyet hakkında hüküm vermek doğru değildir. Öte yandan, İslâmiyet’in hakikatine eremeyen, ruhuna nüfuz edemeyen ve yanlış fikirleriyle kendine tâbî insanları da yanlış yola sevk eden kimseler de İslâmiyet’i değerlendirmede ölçü olamazlar. Onların hatalarına bakılarak İslâmiyet mahkum edilemez.
İslamyolum İman , islam yoluna girenlerin yanında bulundurması gereken en önemli parçadır.İmansız islam olmaz. .
İman , kalben yaşanır.Fiillerle somutlaşır(namaz , oruç vb.).
İslamyolum Allah aşkı nedir?. .
Allah aşkı , araba sevdasıdır.İslam yolunda saadete ermek için bir vesiledir.Çünkü , araba olmasaydı , yol da olmazdı , sürücü belgesi de olmazdı.
Arabana ne kadar bakım yaparsan o kadar sorunsuz yol alır.Allah’ı ne kadar çok seversen o kadar sorunsuz bir islam yaşasın.Ve gerçek mutluluğa kavuşursun
aslamyolum Peygamber (s.a.v) aşkı nedir?.
Peygamber (s.a.v) aşkı trafik levhasıdır. İslam yolu boyunca her noktada onu görürsün.Uyarsan , kazasız belasız yol alırsın.Uymazsan hem kendine hem de diğer insanlara zarar verirsin.O levhaları sevmelisin.Sevip saygı gösterip , uymalısın.Trafik levhalarının ölçüsünü Kur’an belirler.Peygamber (s.a.v) ise hayata yayar.Trafik levhalarını detaylı olarak hadis kitaplarından öğrenebilirsiniz…
İlk insan ve ilk peygamber ÂDEM ALEYHİSSELÂM.
Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber,bütün insanların babası. Allahü teâlânın emri ile melekler çeşitli memleketlerden topraklar getirdiler. Çeşitli memleketlerden getirilen toprakları melekler su ile çamur yapıp insan şekline koydular. Bu şekilde Mekke ile Tâif arasında kırk yıl yatıp “salsâl” oldu yâni pişmiş gibi kurudu. Önce Muhammed aleyhisselâmın nûru alnına kondu. Sonra Muharremin onuncu Cumâ günü rûh verildi. Her şeyin ismi ve faydası kendisine bildirildi. Boyu ve yaşı kesin olarak bildirilmedi. Allahü teâlânın emri ile bütün melekler Âdem aleyhisselâma karşı secde ettiler. Uzun zaman meleklerin hocalığını yapmış olan İblis, kibirlenip bu emre karşı geldi ve Âdem aleyhisselâma karşı secde etmedi. “O çamurdan yaratıldı, ben ise ateşten yaratıldım. Ondan üstünüm.” iddiâsında bulundu. İblis (şeytan) kendini üstün görüp, kibirlenerek Allahü teâlânın emrine uymayınca gadab-ı ilâhiyyeye uğradı ve Cennet’ten kovuldu. Âdem aleyhisselâm kırk yaşındayken Firdevs adındaki Cennet’e götürüldü. Cennet’te bulunduğu sırada veya daha önce Mekke dışında uyurken sol kaburga kemiğinden hazret-i Havvâ yaratıldı. Allahü teâlâ onları birbirine nikâh etti. Cennet’te yerleşmelerini ve Cennet’in meyvelerinden dilediklerini yemelerini bildirdi. Fakat, Cennet’te bulunan bir ağaç için, “Bu ağaca yaklaşmayın, bu ağaçtan yemeyin.” buyurdu.Âdem aleyhisselâm ve Havvâ vâlidemiz, Cennet’te bin yıl kadar yaşayıp, İblisin yalan yeminine inanarak yasak edilen ağacın meyvesinden unutarak önce hazret-i Havvâ, sonra Âdem aleyhisselâm yedikleri için Cennet’ten çıkarıldılar. Âdem aleyhisselâm Hindistan’da Seylan (Serendib) Adasına, Havvâ ise Cidde’ye indirildi. Birbirlerinden ikiyüz sene müddetle ayrı kalan Âdem aleyhisselâm ve hazret-i Havvâ bu müddet içinde ağlayıp yalvardıktan sonra tövbe ve duâları kabûl
Arafât Ovasında hazret-i Havvâ ile buluştu. Kâbe’yi inşâ etti. Her sene hac yaptı. Arafât Meydanında veya başka meydanda kıyâmete kadar gelecek çocukları belinden zerreler hâlinde çıkarıldı. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye soruldu. Hepsi; “Belâ=Evet!” dediler. Sonra hepsi zerreler hâline gelip beline girdiler. Buna “Ahd-ü-Misâk” ve “Kâlû Belâ” denildi. Âdem aleyhisselâm ve hazret-i Havvâ daha sonra şam’a geldiler. Burada yirmi defâ ikiz evlâdı oldu. Bir defâ da yalnız Şît aleyhisselâm oldu. Neslinden kırkbin kişiyi gördü. Oğullarına ve torunlarına peygamber olarak gönderildi. Cebrâil aleyhisselâm kendisine oniki defâ geldi. Kendisine on suhuf (forma) kitap verildi. Bu kitapta; îmân edilecek hususlar, çeşitli diller ve lügatler, her gün bir vakit namaz kılmak, gusül boy abdesti almak, oruç tutmak, leş, kan, domuz eti yememek, tıb, ilaçlar, hesab, geometri gibi şeyler bildirildi. Ayrıca fizik, kimya,tıb,eczâcılık, matematik bigileri öğretildi. İbrânî, Süryânî ve Arab dillerinde kerpiç üstüne çok yazı yazıldı.
İlk insanlar,bazı târihçilerin zannettiği gibi ilimsiz,fensiz,görgüsüz,çıplak ve vahşî kimseler değildi.Bugün Asya,Afrika çöllerinde ve Amerika ormanlarında tunç devrindekilere benziyen vahşîler yaşadığı gibi,ilk insanlarda da bilgisiz basit yaşayanlar vardı.Bundan dolayı ne bugünkü,ne de ilk insanların hepsi için vahşîdir denilemez.Hazret-i Âdem ve ona inananlar şehirlerde yaşarlardı.Okuma-yazma bilirlerdi.Demircilik,dokumacılık,çiftçilik,ekmek yapmak gibi san’atları vardı.Altın üzerine para dahi basılmış,mâden ocakları işletilip,çeşitli aletler yapılmıştı.
Âdem aleyhisselâmın hiç sakalı yoktu.İlk sakalı çıkan şit aleyhisselâmdır.Hazret-i Âdem çok güzeldi.Siyah saçlı ve buğday tenliydi.Onbir gün hasta yatıp,bir Cumâ günü vefât etti.Âdem aleyhisselâm vefât edince,Cebraîl aleyhisselâm bir gömlek giydirdi.,şit aleyhisselâma yıkamayı öğretti.Yıkayıp kefenlediler.Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: “Âdem aleyhisselâm vefât edince,melekler üç defâ su ile yıkadılar.Onu defnettiler.” Sonra çocuklarına dönerek; “Ey âdemoğulları! Ölülerinize böyle yapınız dediler.” şit aleyhisselâm imâm olup cenâze namazını kıldırdı.Âdem aleyhisselâmın kabri; Kudüs’te,Minâ’da,Mescid-i Hîf’te veyâ Arafât’tadır.Hayatını bildiren rivâyetler birbirinden farklıdır. Hazret-i Âdem,Allah’a ilk hamd ve ilk tövbe edendir.Seçilmişlerin ilki,yeryüzünde Allahü teâlânın ilk halîfesidir.Birçok mûcizeleri vardır.Bunlardan birkaçı şöyledi
Yırtıcı,vahşi hayvanlarla konuşurdu. Susuz dağ ve taşlara elini vurunca,pınarlar fışkırır,temiz sular akardı. Eline aldığı ufak taşlar,yüksek sesle Allahü teâlâyı zikrederdi.
Âdem aleyhisselâmın yaratılması,Cennet’te kalması,Cennet’ten çıkarılarak yeryüzüne indirilmesi,Kur’ân-ı kerîmde çeşitli âyet-i kerîmelerde bildirilmiştir.
islamyolumKemer takmak tedbirdir.Kaza gelir ise Allah’tandır.Bize düşen kemeri takmak.Takdir Allah’ındır.
Sürücü belgem cüzdanımda, Arabamı seviyorum, Trafik levhalarına her daim uyuyorum, Belli vakitlerde mola veriyorum, Haritama hep uyarım , Kemerimi her zaman takarım. Rabbim , İslam yolundan ayırma… (amin) .











